FELSEFE   ÜZERiNE – 11

02-felsefe-uzerine

ALI ENGIN YURTSEVER

Aristoteles

Antikçağın en önde gelen filozofudur. Geçmişe dönük değerlendirmesinde iki ana fikrin (kanalın) oluştuğunu değerlendirmiş, bu iki fikrin de yanlış olduğunu ileri sürmüştür. materyalizm ve idealizm olarak büyüyüp gelişen bu akımlar Aristoteles’e göre önemli katkılarına rağmen sonuç olarak başarısızdırlar. Başlangıcını Thales ile yapıp Atomculara kadar gelen Materyalizm, onun gözünde iki nedenden dolayı başarısızdı.

Materyalizm :

1- Insan bir inanç ve değer varlığıdır, materyalizm insan doğasıyla ilgili doyurucu bir açıklama yapamamıştır.

2- Değişmeyi açıklamak bakımından yetersiz kalmıştır.

Her şeyin değiştiği öne sürülürken değişmenin kendisi üzerinden değişmenin açıklanabileceği değişmez birşey olmamıştır.

Idealizm:

1- Var olanın değişmez olduğun ileri sürülürken, değişme inkar edilmiş ve doğal dünya açıklanabilir olmaktan çıkmıştır.

2- Ahlaki değerin nesnelliğini ve mutlaklığını temin etmeye çalışırken onu bu dünyadan koparmak gibi bir gerçeklikle de karşı karşıya kalınmıştır.

Bu iki akım arasında kalan Aristoteles kendisini kaçınılmaz bir şekilde bu iki akımın sentezini yapmakta bulmuştur. Idealizmi doğalcı, materyalizmi ise diyalektik yaklaşım olarak değerlendirmiştir.

Bilgeliğin Temel Bölümleri

Sentezciliğini sadece metafizikte değil, epistemoloji ve bilim teorisinde de geliştirmiştir. Geliştirdiği bilim teorisi ile materyalizmde öne çıkan deneyimcilik ve akılcılığın bir sentezini yapmakla kalmayıp aynı zamanda da bilim ile felsefeyi, konuları, araştırma tarzları, kullandıkları yöntem ve ürettikleri bilgi açısından birbirinden ayırmıştır. Kendisine yöntem olarak; bilimsel ispat ya da kanıtlamalarla nedenlerin ve diyalektik yoluyla gerçeğin bilgisine ulaşmayı seçmiştir.

Kurduğu mantığı bir özerk ve bağımsız bir disiplinden daha çok bir araç veya felsefi ve bilimsel düşünceye bir hazırlık olarak gördü. Buna göre önce terimleri, sonra terimlerin birbirleriyle birleşiminden meydana gelen önermeleri ve esas olarak da belli önermelerin birbirleriyle ilişkilerinin sonucu olan çıkarımları ele aldı. Diğer yandan da hangi şeylerin doğallıkla var olduklarını ve onların neden var olduklarını ortaya koymada kullanılacak dil üzerinde yoğunlaştı. Aristoteles mantık dışarda bırakıldığında bilimleri veya disiplinleri,

1- Poetik

2- Pratik

3- Teorik

olarak üçe ayırır. Bu bilimler i̇nsanın sırasıyla bilme (theoria), eyleme (praxis) ve yapma ya da yaratma gibi üç temel etkinliği bulunduğu gerçeğinden hareketle sınıflanırlar.

Pratik bilimler, bilgiyi kendisi için değil de eylem için bir kılavuz olarak ister. Pratik felsefenin kapsamı içine giren disiplinler siyaset felsefesi ve etiktir. Bu iki disiplin, i̇nsanın farklı koşullar altında nasıl eylemesi gerektiğiyle ilgili bilimlerdir. Teorik bilimler ise kendi içlerinde;

1- Doğa bilimi

2- Matematik

3- Teoloji veya ilk felsefe

olarak üçe ayrılırlar. Bunların içinden doğa bilimleri; zooloji, botanik, psikoloji, meteoroloji ve fizik gibi disiplinleri kapsar. Bütün bu bilimler hareket halinde olan maddi varlıkları konu alırlar. Aristoteles’e göre belirleyici ilke bu bilimlerin konu aldığı nesnelerin insan eyleminden bağımsız olmalarıdır.

Doğa Felsefesi ve Değişme

Doğal dünyayı anlaşılır kılabilmek için önce yasa düzenlilikleri keşfetmek amacıyla doğru yasaları bulabilmek ve değişmeyi açıklayabilmek için maddeyle formun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürer. Her tür değişmenin değişmeye maruz kalan bir dayanak ya da özneyi gerektirdiğini söyler. Bu değişme iki türlüdür;

1- Tözün yoktan varlığa gelmesiyle yok olup gitmesinden meydana gelen tözsel değişme veya mutlak oluşla yok oluştur.

2- Öznenin iki karşıt özellik çiftinden birini yitirip diğerini almasından meydana gelen niteliksel değişimdir. Tözsel değişmeye bir örnek verecek olursak; bir bronz parçasından bir heykel yapılması, niteliksel değişmeye örnek verecek olursak; birinin sonradan şişmanlamasını yazabiliriz. Burada yeni bir varlık nesnele gelmez, varlıkta kaldığı sürece vardır ama kendisindeki bir özelliği yitirerek karşıtını alır.

Kategoriler

Tözsel olmayan tikellerle tümellerin var oluşunu öne sürer. Birinin şişman, diğerinin solgun olduğunu söylediğimizde, birinci dereceden bir töz için tözsel olmayan bir terim kullandığımız zaman sadece betimleme yapmış oluruz. Bunlar birinci dereceden tözün varlıktan çıkmadan kazanıp yitirebileceği özsel olmayan özelliklerdir.

1- Var olanların birliğini ve art arda gelişini ifade eden nicelik (örnek: 2 metre uzunluk)

2- Bir töz ya da şeyin nasıl olduğunu bildiren nitelik (örnek: kırmızı)

3- Varlığı başka şeylere bağlı olanın durumunu ortaya koyduğu bağıntı (örnek: çift)

4- “Nerede” sorusunun cevabı olan mekan (örnek: Çewlik)

5- “Ne zaman” sorusunun yanıtı olan zaman (örnek: yarın)

6- Bir şeyin kendisinin ya da parçalarının içinde bulunduğu mekanın belirli parçalarıyla uyuşma içinde olması olan durum (örnek: ayakta)

7- Bir şeyin başka bir şeyle olan belli bir ilintisi olarak sahip olma (örnek: araba)

8- Etki eden birşeyin başka bir şeyi etkilediği zaman, etki edene arız olan durum olarak etkinlik (örnek: biçmek)

9- Etkiye maruz kalan şeyin durumunu ifade eden edilgenlik (örnek: biçiliyor)